CİLDİMİZ HAKKINDA NELER BİLMEMİZ GEREKİR
Geri
      
       Cilt etkileşen özelliğe sahip bir doku, aynı zamanda hücre yenilenmesini sağlayan, karmaşık hassas dengeli yapıya sahip bir organdır.
       Cildin kalınlığı vücuda, bulunduğu yere göre değişik özellikler gösterir.
       Her vücutta; üç-dört haftada bir kendini tamamen yenileme özelliğine sahip olan, son derece karmaşık ve hayati önem taşıyan, immünsistem dahil sıcağa ve soğuğa karşı vücudun dayanıklılığını sağlayan ve de koruyan, yaşayan, hassas ve canlı bir organdır.
       Yetişkinlerde yaklaşık 1.8 metrekarelik bir alanı kaplar. Ağırlığı ; kadın ve erkeğe göre değişir. Kadınlarda aşağı yukarı 3 kg, erkeklerde ise 5 kg dır.
       Cilde ait özelliklere gelince; bu özelliklerin başında sertlik, kalınlık-incelik, kırışıklıklar, nemlilik, tüyler gelir. Bunların vücudun neresinde bulunduğundan başlayarak yaş, cinsiyet ve de kalıtıma kadar, özellikleri ve ayrıcalıkları vardır.
       Cildin esas şekli; kalıtımsal yolla doğumda belirlenir. Beslenme ve egzersizler, sadece sağlık durumuna katkıda bulunulan etkenlerdir.
       Cildin sağlığını korumak, güzelleştirmek, iyileştirmek için, vücudun iyi ve bilinçli beslenmesi gerekir. İyi bir beslenme her zaman; protein, nişasta içeren karbonhidratlarla beraber lif, yağ asitleri, mineraller ve vitaminlerden oluşan gıdaların, beraberce ve bilinçli bir şekilde alınması demektir.
       Bebeklerin ve çocukların cildi, yumuşak ve kadife gibidir. Kuru, çoğunlukla kırışık ve lekelerden yoksun pürüsüz ve berrak bir özelliğe sahiptir. İki yaşın altındaki çocuklar çok az terlerler.Ciltleri hiçbir zaman fazla yağlı madde, yani sebum üretemez.
       Gençlik döneminde saç ve ciltteki pigmentasyon çoğalır ve akneler oluşabilir. Dolayısıyla tüyler, terlemeler, yağ üretimi de artar. Yağ (sebum) üretimi yaş ilerledikçe azalır. Dolayısıyla kırışıklıklar da artar.
       Cilt yaşlandıkça, etken olan harici (UV ışınları) ve dahili (kalıtsal) unsurlardan kaynaklanan, 20 yaşın üstünde anatomik ve psikolojik değişiklikler ortaya çıkar ve insan psikolojisini etkileyen bir konu olarak gündeme gelir.
       Fonksiyonlarını yitirmeye başlayan bir ciltte, gergin, parlak, sağlıklı, güzellik ve gençliğin tanımı olan cilt problemleri başlar, cilt soluk ve renksizdir. Bazı bölgelerde incelir, bazı bölgelerde ise kalınlaşır.
       Ciltle beraber, tırnaklar kırılmaya, saçlar incelmeye başlar, dökülmeler, kuruma ve kırılmalar olur. Çünkü: canlı hücreler artık yeterince beslenemezler.
       İşte bu devrede; dengeli ve sağlıklı beslenme, spor gibi etkenlerle genç ve güzel kalmanın yanında, kremler ve kozmetik ürünler tamamlayıcı olarak kullanılabilir.      
       Kremler cilde nemlilik ve ihtiyacı olan yağı verirler. Güneşe, ışığa, ısıya, her çeşit gazlara karşı cildi korurlar.
       Kremlerdeki yağlar, bu etkenlere karşı cildin nemini koruyarak, derinin üstünde koruyucu bir tabaka oluşturarak koruma görevi yapabilirler.

                     
                         İnsanda cilt yapısının şematik görünümü.

      
Dış etkenler, güneş ışınları, sıcak-soğuk, rüzgar ve her türlü etkenlerle karşı karşıya gelen tabaka, her zaman epidermis (Dış tabaka) tabakasıdır. Dolayısıyla sürekli olarak yenilenmesiyle, bu yukarıdaki etkenlere karşı alt tabakayı (dermis) korumuş olur.
       Cildin en önemli etkenlerinden biri olan güneş ışınlarının etkisiyle, melanin tabakası etkilenir. Bu tabaka, cilde renk veren hücreler tabakasıdır ve cildi güneşe karşı korur. UVA ve UVB filtreleri içeren, koruyucu güneş yağlarıyla, cilt aşırı ısınmadan korunabilir.
       Deride kahverengileşmeyi oluşturan melanin hücrelerine, yardımcı olarak kullanılan güneş krem ve yağlarıyla bu etkiler azaltılmış olur.
       Aşırı güneş ışınları etkisiyle cilt çabuk kızarır, hastalıklara neden olabilir. Çünkü; güneş UVA ışınları, derinin bağ dokularına zarar verir, diğer taraftan UVB ışınları da yanıklara yol açar. Bu daha  da ileri giderek, cilt kanserine kadar varabilir. Bu nedenle, aşırı güneş altında kalmak çok tehlikeli ve zararlı olabildiği gibi, hastalıklara yol açar. Aşırı güneş ışınlarından korunurken, güneş yağlarını ve kremlerini ihmal etmemek gerekir.
       Ayrıca nemlendirici olarak, banyo sonrası kullanılan losyon ve kremler cilt için koruyucu etkili olabilirler.
       Epidermis; gaz, sıvı ve katı maddelere karşı fiziksel ve biyokimyasal süreçlerle, devamlı olarak en iyi ve en doğru engeli oluşturan koruyucu bir tabakadır.
       Bu açıklamanın ışığı altında; epidermisin; çok faal bir "taşıyıcı bant" görevini yapan bir tabaka olduğunu söyleyebiliriz.
       Dermis öz dayanıklılığın yanında, esnek bir doku yapısına sahiptir. Bir yastık gibi vücudu korurken, mekanik darbe ve etkenlere, vücudu yaralanmalara karşı korumakla kalmayıp, epidermisin ve derideki bezlerin beslenmesini de sağlayan bir tabaka olması en önemli görevlerindendir. Ayrıca yapısında; tüy kökleri, ter bezleri, kılcal damarlar, lenf ve sinir sistemi gibi bir çok hücreler ve yapı bulunur.
       Yaşlanma belirtileri olan gevşeme ve derin kırışıklıklar, dermis tabakasında oluşur.