KOKLAMA DUYUSU
Geri
     1- Koklama Duyusunun Görevleri
     
Başlıca iki ana görevi vardır.
     a- Temel görev
     b- Psikolojik görev

     a- Temel görev
    
Koklama duyusu, özellikle hayvanların yaşamlarında önemli bir rol oynar. Hayvanların düşmanlarına karşı, kendilerini korumada yardımcı olduğu gibi, yiyecek maddelerini seçmelerinde de büyük etkendir.
     Hayvanlar aleminde, koku duyusunun yaşama alanının belirlenmesinde, üreme döneminde, yavruların beslenmesi, büyütülmesi ve ebeveynleri tarafından eğitilmesinde rol oynadığından hiç şüphe yoktur.
     İnsanlar da gaz, yanık ve hoş olmayan kokuları ancak koku duygusuyla hissedebilirler ve kolaylıkla, tehlike sinyali olarak algılayabilirler.
     Koku duyusu, bir yiyeceğin yenilebilir olduğunun tanımlanmasında da önemli rol oynar.

     b- Psikolojik görev
    
İnsanlarda kokunun psikolojik görevi, temel görevinden çok daha önemlidir. Güzel kokular insanda huzur verici bir etki oluşturduğu gibi, ruhen canlandırıcı ve kendilerini güzel hissetmelerine de yardımcı olur. Güzel olmayan kokuların yayılması sırasında ruhsal çöküntüye neden olabilir.
     Sonuç olarak; insanların günlük yaşamda güzel kokular ile temasları sonucu, hayatın gerek ruhsal, gerekse düşünsel olarak ne kadar değerli olduğunu anlamaya yardımcı olacaktır.
                

     2- KOKLAMA İŞLEMİ

     a- Adaptasyon;
    
Bir koku devamlı olarak kullanılırsa bir süre sonra koku hissedilmez olur, buna adaptasyon denir. En güncel örnek olarak, şehir gazlarının koku olarak hissedilmesinin, bir süre sonra hissedilmez hale gelmesi gösterilebilir.
     Aynı parfümün devamlı olarak koklanması sonucu, bir süre sonra parfümü koklayanın parfümü hissetmede zorluk çekmesine neden olur. Bununla beraber, etrafta bulunan kişiler parfümü kuvvetli bir şekilde hissederler. Çünkü; parfümü kullanmayan kişilerin hissetme duyuları, kullanana göre çok daha açıktır.

     b- Hatırlama;
     Kokunun karakteristik özelliklerinin hissedilmesi sonucu, her hangi bir zamanda kokunun hatırlanması, bir resmin veya sesin hatırlanmasından daha kolay olmaktadır, bu da parfüm konusunda çalışanlar için çok önemlidir.

     c- Bireysel değişim;
     İnsanların karakteristikleri, benzer ve anlaşılması zor kokuları hissetmesi, bireysel olarak farklılık gösterebilmektedir. Genellikle kadınların, yüksek seviyede kokuyu büyük hassasiyetle hissetmeleri, ortalama %20 den %30 a kadar değişmektedir.

     d- Tutku ve zevk ile hissetme;
     Bu konuda insanlardan bir çok bilgi alınabilirken, hayvanlardan da kokunun varlığı ile, birçok bilgi edinilebilmektedir.
     Av köpeklerinde koku duygusunun kuvvetli şekilde hissedilmesi, insanlardan 100 kat daha kuvvetlidir.

     e- Konsantrasyon ve koku farklılığını hissetme;
     Yasemin yüksek konsantrasyonlu koklandığında, feçese benzer bir şekilde hissedilir. Düşük konsantrasyondaki hali ise çiçek gibi koksa da, analiz sonucu kokunun birçok yararlı bileşiğin kokusunda bulunduğu fark edildiği zaman, ilaçların hammaddesi olarak kullanılan bir çok bitki, uygun konsantrasyonlarda parfümlerin hammaddesi olarak kullanılmaları açısından çok önemlidir.

     3- KOKU ALMA MEKANİZMASI

     Koku alma mekanizması, birçok teori olarak düşünülürse de; solunum yolu ve burun oyuklarının üst kısmında bulunan, mucos membranındaki koku alma sinirleri yardımıyla olduğu, bilimsel bir gerçektir.
     Mukozadaki kimyasal değişim, elektriksel iletişimle, merkezi sinir sistemindeki koku merkezine geldiğinde, bu sinyaller koku olarak algılanmaktadır.

     4- VÜCUT KOKUSU

     Vücut kokusu, hem genetik olarak hem de yaşam tarzı ile değişikliğe uğramaktadır. Bazı hastalıklarda ise, değişik kokular oluşup etrafı rahatsız edebilir.
     Gıdaların bir kısmının, vücut kokusu üzerinde büyük etkileri vardır. Et yiyenler etsi; balık yiyenlerde balıksı koku vardır. Gıdalardan büyük oranda kokuya sahip sarımsak, soğan gibi gıdaların yenmesi sonucu, yiyen kişilerin nefes ve vücutlarında bu kokular çok fazla şekilde hissedilmekte ve etrafa yayılmakta, rahatsız edici durumlara neden olmaktadır.