PARFÜM SEÇİMİ
Geri
     Parfüm çeşitlerinin oluşturulmasında, cinsiyet, yaş ve kültür çok etkendir.
     Genellikle Japon erkekleri ve kadınları, çiçek ve limonlu kokulardan hoşlanırlar. Ancak, yaşa göre değişiklikler gözlenir. 8-15 yaş; meyveli olanları daha çok tercih etmekte, 15-20 yaş; nane ve limondan hoşlanmakta, 25-30 yaşlarındaki kadınlar ise, aldehitik nefis çiçek kokularını, yeşil bitki kokularını tercih ettiklerini belirtmişlerdir.
     Deneyimler kokuların içerisinden çekici, gizemli doğu kokularının da tercih edildiğini göstermiştir. Avrupalı ve Japon erkekleri genellikle limonlu ve çiçekli kokuları tercih ederken, tecrübe ve yaşam tarzına bağlı olarak fougere ve otantik kokuları da seçebilecekleri belirtilmiştir.
     Amerikalı kadınlar terefından, daha çok oryantal ve beyaz çiçek kokuları tercih edilmektedir.
     Amerikalı erkekler tarafından ise, daha çok oryantal kokuların tercih edildiği saptanmıştır.
     Fransız kadınlarda ise, favori kokuların kapsamı geniştir.
     Kozmetik ürünlerine bakıldığında, genellikle gül, yasemin, leylak gibi popüler kokular tercih edilmektedir. Losyon ve kremlerde ise genellikle leylak kokuları kullanılır.
     Makyaj türü kozmetiklerde pudralı, tatlı kokular yaygın olarak kullanılır. Son zamanlarda, kozmetik ürünlerinde çiçek kokuları daha popüler olmaya başlamıştır.

KOKUNUN ETKİSİ, GÜCÜ VE PARFÜM DOZAJI

     Erkek ve kadınların kokularda farklı tercihleri vardır. Ancak, kokuların karşı cinsler tarafından hoşa gittiği bilinmektedir. Bu da, kokunun insan psikolojisinde ne kadar önemli olduğunu ortaya koyar.
     Sunumlarda, bazı ürünlerde görünür şekilde zayıf ya da daha kokusuz doğal oluşum yakalanmaya çalışılır.

KOKU VE RENK DEĞİŞİMİ

     Kokular; alkolik kokularda (parfümlerde) kozmetiklerde ve sabunlarda kullanılır. Öncelikle ürünün tüm kompleksliği, kimyasal fonksiyonel grupların farklı olan tipleri tanımlanmalıdır. Böylelikle kokulardaki değişimler önlenebilecektir. Koku ve rengin uygunluğu ile, ilgili problemlerin oluşumuna engel olunabilir.
     Koku maddeleri genellikle oksijenden, ışıktan, sıcaktan ve nemden, kozmetikteki hammaddelerin fiziksel, kimyasal etkileşimi kadar etkilenen maddelerdir. Oksidasyon, polimerizasyon, kondensasyon ve hidroliz gibi reaksiyonlar, kokulara zararlı etkide bulunarak, renk değişikliğine neden olurlar.
     Bir çok kozmetik ürünün Ph'ı nötrdür. Sabunların alkali olmasına karşın, bazı saç ürünlerinin oksidasyon ve redükasyon özellikleri vardır. Bu özellikler, seçilecek kokunun kullanılmasıyla çok yakından ilgilidir.
     Bir çok parfüm hammaddesi kolaylıkla ısı, ışıktan etkilenmektedir. Bu nedenle, kimyasal reaksiyonların öneminin bilinmesi gereklidir. Dolayısıyla, ambalajlama ve konteynırlarda bulundurma işlemlerinde, bu etkenlerin göz önüne alınması çok önemlidir.

GÜVENİLİRLİK

     Doğal koku ve parfüm bileşiklerinden bir çoğu kozmetiklerde kullanılır, ancak dermatolojik problemler olmadığı araştırıldıktan sonra kullanılmaları önerilmelidir. Çünkü alerjik reaksiyon gösterebilirler.
     Koku maddeleri araştırma enstitüsü, 1900'da kurulmuştur. Akut oral toksidite, akut trans-dermal toksidite, hassaslık, moucos membran hassaslığı, allerjik etki, fototoksidite, fotoallerjik, teratogenite, kansoregenite, nerotoksidite gibi konularda çok geniş bir veri tabanı mevcut olup, parfüm hammaddelerinin güvenilirliğinin değerlendirilmesinde kullanılır.
     Uluslararası koku birliği tarafından kokuların kullanımlarındaki güvenilirliğinin değerlendirildiği sonuçlar tanımlanarak belirtilmiştir.
     Kozmetik kokuları dünya çapında güvenlikle ilgili bilgiler esas alınarak kullanılmaktadır. Diğer taraftan parfümlerde yapılan araştırmaların büyük bir kısmı, fototoksidite ve allerjik konularla ilgili olup, bu problemlerin önlenmesi için sorular ve nedenleri açıklanmaktadır. Bütün bu çalışma ve araştırmalardan sonra;
     Sonuç olarak şöyle özetlenebilir; Koku maddeleri 21. Yüzyılda çok güvenlidir.